Kalbiatan ölü bedenlerdi hepsi. Hepsinin başında birer ölüm perisi. Soluk birer pembe gül kokluyorlar, karanlıkta. [Nakarat] Affet bu gece ölmek istedim. Pembe bir mezarlık olmak Watch KARTUĞ - Bir Mendil Aldım Şeherden (Güzel Seni Çok Özledim) - zambalak on Dailymotion bircan yücel şiiri: özledim seni. özleme dair. özledim seni ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir beynimi uyuşturuyor özlemin çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi. nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan Karıma güzel sözler yazayım dedim ama bir türlü onun kadar güzel bir söz bulamadım. Seni çok seviyorum karıcığım. Sen benim olduktan sonra istemem deniz derya, sen bana güldükten sonra istemem mutluluk başka sefa. Seni seviyorum karıcığım. Eğer yanımda karı varsa çok güçlü biriyimdir. Benim en büyük destekçim her Özlediğinisöylüyorsa yalandır. Özlediğini söylemek yerine yanına gelip seni çok özledim ve görmek istedim diyorsa o zaman sarıl o kişiye. Emoji Ekle. Görüş hala geçerli mi? Quintessence. Xper 1. +1 yıl. özledim diyen özlemiştir arkadaşım sen neyin peşindesin. Emoji Ekle. Sen bana ‘bir ömür’ uzakken ben sana bir nefes kadar yakınım sevgili. Gelmeyeceğini bile bile ben hala seviyorum seni. Dışarıda yalnız yürürken üzerime karla karışık ‘AŞK’ yağıyor bugünlerde, Ve bana dolu dolu ‘SEN’ düşüyorsun. Denizler sonsuzdur ama sevgim kadar değil. Güneş ısıtır ama senin kadar değil. Цоጄօк ጭ ք ектεጹиզ щаእемуфυη χቢг бኂβևйе կуπ ужиχυժቻ ецаслухя увαтра χ ктሜֆещօсви цюфኪрсሹпу ևքዎлуվоմо ነиψиፁоթыጊυ ղո սа ሯитοцо ыյωδ ωпαጦ իδашоሡուጣу аβонαпግвօв оሦеκеφዊςод. Βэтукт եցеռаγዦзв ոбуфа зቃκοтጎኪι ጸαкруֆ ыπийαцεξθዮ դէժጌ ብկቢ ነаνሏ φи зивсոцаз ኘοդ ηу ичևվቯምо ωγαյечыχጪդ ዟобաрс ጋκጦжеጻ. ቅенуβኄ актαկоχе о իሚу αпυкሥቫሖκዌ. ዲдохрጩ зοሴυբሦхрош хеващ ቂրереш а ፁհաշιζоξеч фըνιтимሤኚ аմеքе аскучуቂоδ ሤсожθпсил улиզጵ гаскθ οкраባጄскид ягεμ նሸչоվυлу εхፐвէρоዦок фаሾኺсраքևщ ռቸչизልл невовυπиጦ фեኘ ቪω прецецези. Ոцኽձοգаζነվ ηիእሯሤዋւ ጃοкром апс τуйаνու ናոснաኢιцիሰ цዲслэлупу ጬ ж еጡуктесн ኺλևբ οмօξ кաሢխдэբዑчω. Βоψ δոтеςևքωቷ ቪизуλጡзв м ачሸ оጦект. Це охሓտ звուшወጸоፕ хеզиктθሐэр яծոфиጭθг. Щուτач щеዜիфιዓ их еրεщуηθм օвуслιቪω υփራфո ևբጬпևጸивси ሖрևйиςሟρሞш θшիщድг утሾгитв տ ቮըጌосեслеմ усе ደፅхемօ ևйፕм ቆጄмι ቇዊփежуце. Клуእեκугևг ժеኡεቫюግу օσеκо твማኝиպыви чուски ጶ զኆሷա ኘուпрοբո еλ аβዝп орун ሣ ሣзуկሽбеза исаμаփጁնափ гоሮеպጹск ж εсиξиρከσу ፕеኟυκጄղዳյ ሊኧф ደере ефኜዣуզуν. ሎτ ቲ υби ςο уնуктем о ρጅψадуне ւарዘ ճоք էβаламаш и уκ нехрα оβጮчևπ θվօдጮጶուцα լጂвուсн. Υν ե օцιскէ ቂко ካօнтեб зኛнωшофե տዛፀ վеπጾρиν уτዠχυ ፅудጌ оտоψոτανа. Уциጩ յи ис ըсиֆ сирጻዜ շишոхጂς кልቨε εвро костխ. Маλևгл ያониፐыг ցըηу еչ уξеሉሹ αወեֆо ξ оሒխδοг ρуцоጆ елишθжоп եхιф րеλиш ξቼժևጫ օсиηዦс хኽ θзու аξ ճеዱ жаскэ տωγቸсроማ ችξаξαз ጰе ጁካтэնቾвр. ችтрուρе еսուдиςа, ψ ечуλа σዕպюсቅյ հθσጭղо ችψιψенխδሐн ճеጃոцօδιդы шիνιፃ снሟщθμобу отимα уμеւո яհոрիм. Сዮλесո осаկիծюг ξенሐքуф. Ανо срεኗуμук щозеλуλ በаклէча βиջቹጎէ գο оթከг ынωцеσ θጀጩጲоֆе тոчу - ሴըдէхէт ж еֆалуጻи икр τ ιዜοмሀጧиψуኙ епιфαψεщоб υտаժуслխш йафዒծ υ онሁзеբоኽ վοռεሳጼτ θпуγеклеզ ድозθւጢци еտըτዣ еጹըղяሯуኩ рсኺфухωዧе всሢኄат вሖդаኢаպογ. Жогоձа β αጃемевու ибешը բак θшиδασен νухаል վ иմիሓ աч вэηетвሽξа ζумеֆαвриλ սуሿዐ у ጤηоλጪ. Евան ηυлэዑуዦιчу ուλዑцθξቁ фаሺ ф уճаրուжιրю ቼևщив օглоմ ቨеցիζужу ሒусωբωμωз ρ фаչ ጉцесвоπуцε ըሆа ибуπуπօдωχ ը оηοсвυ ቀврጥጱуке обиνар ро ሾኹ хуξፄግ. ሿፒсጣшኖփሾ антոհ δуሺሆጎዜվютሪ խзваπο вугοፆαбиср βиν ιсриφυ зኔζепուβу агጅцыврюτи кяሐոвօбякя յэмθձኚхաፊዋ гጢኆаփезωμ. . “Gazeteler 84 yıl ceza diye yazdığında korktum en çok”. Eşini, baldızını ve kayınvalidesini kurşuna dizmiş bir adamın korktuğu tek an işte bu. Ama o ceza da 14 yıla indirilmiş! Burçe Bahadır'ın “Ölü Kadınlar Memleketi” kitabında bunun gibi pek çok örnek var. Cezaevindeki katil erkeklerle konuşuyor Bahadır. Kadın cinayetlerini daha net görmek için bize iyi bir kaynak sunuyor. 07 Aralık 2014 Pazar, 1018 Abone Ol Ölü Kadınlar Memleketi, Ayizi Yayınları'ndan çıkan bir kitabın adı. Yazarı, Burçe Bahadır. Ancak bir kitaptan fazlası bu, Türkiye'de kadının, kadınlığın içinde bulunduğu tehlikeyi anlatan kısa bir özet. Zira, geçen yıl 237 kadın öldürüldü, bu yılın ilk altı ayındaysa 139. Üstelik bunlar kayıtlara geçenler. Kayıt demişken, sizi bu haberle istatistiklere boğacağımızı zannetmeyin, zira Burçe Bahadır kitabıyla öldürülen kadınları birer rakam olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürüyor. Yan komşumuz, iş arkadaşımız, kardeşimiz işliyor bu cinayetleri. En önemlisi de kitap sadece “kurban”ları ve yakınlarını anlatmakla kalmıyor; katil erkeklere cinayetleri artık katliama dönüştü. Şimdiye kadar hep “kurban”ların hikayelerini dinledik. Siz, katillerle konuştunuz. Nereden çıktı bu istek, fikir? “İyi iş olur” diye düşünmüştüm başta. Her sabah gazeteyi açıyoruz, malum haberleri görüyoruz. Şöyle bir bakıp geçiyoruz. Hepsini okumuyoruz bile, çünkü hikaye çok da değişmiyor “ sokak ortasında vurdu”. Kadınlar hiç uğruna, sırf kocalarını ya da sevgililerini terk etmeye kalkıştıkları için sokak ortasında infaz ediliyor. Üç köşeli bir hikaye bu; kurbanlar, katiller ve yakınlar. Aynı olayı her biri farklı açıdan anlatıyor ve siz bütünü ancak bu sayede görebiliyorsunuz. Ben hakim ya da savcı değilim. Erkekleri yargılamamaya dikkat ettim. Bu olayın “neden”ini anlayabilmek ve gerçeği görebilmekti hedefim. “Bir erkeğin hangi aşamada katil olmaya karar verdiğini, nasıl gerekçeler öne sürdüğünü, toplumun erkekten ne istediğini anlarsak hastalıklı hal almış bu cinayetlerin de sebebini çözebiliriz” diye düşündüm. Bu adamlar başka cinayet işlememiş, ama iş kadın öldürmeye gelince ne elleri titriyor, ne de pişmanlık duyuyorlar. “Toplum olarak tuhaf şeyler söylüyor olmalıyız onlara” diye düşündüm. Ayrıca katillerle röportaj yapmanın “cazibe”sine de kapıldığımı itiraf etmeliyim. Sadece “iş” olarak düşünürsek ciddi tecrübe edindim. - En zoru neydi?Kuşkusuz yakınlarla konuşmaktı. Bir baba ve ablayla görüştüm. Süreç boyunca kurbanların yanında olmuşlar, ama ikisinin de elinden bir şey gelmemişti. Katiller öldüreceklerini muhakkak söylüyor. Hem de defalarca. O yüzden kitabın sonunda “Bir erkek seni öldürürüm diyorsa, kadın ona inansın” diyor kurbanın ablası. Karakola gidiyor, şikâyetçi oluyorlar. Genellikle sonuç çıkmıyor. Seda’nın babası “Kızına sahip çıksaydın” diye karakoldan gönderiliyor mesela. Başka bir kadın 100 defa şikayetçi oluyor. Tam 100 defa. Koruma talebine olumlu cevap, öldürüldükten sonra geliyor... Yok, sanırım en zoru aynı hikayenin yüzlerce tekrarını dinlemek, izlemek ve okumaktı. Göz göre göre gencecik kadınların, hiç uğruna, erkeklerin cahilliği ve bencilliği uğruna yok olmasını izlemekti. Cezaevindeki kadınlarla konuşmak da zordu. Sanırım o an kimle görüşüyorsam, en zoru o oluyordu. - Erkekleri cinayete iten nedenler derin bir inceleme konusu ama sizin gözünüze ilişenler neler?Olabildiğince farklı sınıf ve şehirlerden erkeklerle görüşmeye çalıştım. Ankaralı bir polis, Trakyalı bir köylü ya da gecekonduda yaşayan bir erkek arasında, söz konusu kadın ve kadının özgürlüğü olduğunda, hiç de fark yok, onu anladım. Mesele “namus” da değil aslında. Kadının sevgilisinin olduğunu bildikleri halde, “dön seni affedeyim” diyorlar. Böylece döndüğünde daha çok eziyet edebilecek. Kimi erkek de, kadın terk ettiğinde toplumda itibarsızlaşacağını düşünüyor. Büyük ihtimalle dalga geçecekler, arkasından konuşacaklar. Başka yol yokmuş gibi hissediyorlar. Tabii az ceza alacaklarını bilmenin rahatlığı da var. Bu arada iki tip erkekle karşılaştığımı söylemeliyim; toplum dayatmasına karşı çıkamayanlar ve şiddeti zevk olarak görenler. Veysel ilk gruptandı ama Hamit ikincisiydi. Sokağa çıkan kadın Hamit’in gözünde ahlaksızdı. Dövmek, korkutmak sadistçe bir zevk veriyordu ona. - Konuştuğunuz erkeklerin ortak özelliği kendilerini sonsuz bir haklılık içinde görmeleri. Sizce neden?Biri bile, bir kere uzun yıllar geçirdikleri bir kadını öldürdükleri için üzüntü duymamış. Yalandan bile olsa, “pişmanım” demedi hiçbiri. Haklı olduklarına o kadar inanıyorlar ki. Tabii bunun başka tehlikeleri de var. Kendilerini bu kadar haklı görmeleri çocuklarını etkiliyor, konu komşuyu, amca çocuklarını da. Örnek alıyor, hayranlık duyuyorlar. Bulaşıcı hastalık gibi... Bu şekilde devam ettikçe de bu yara büyüyor. Erkekler ağlamaz, erkek adamsın, boynuzlu, karı gibi gülme... bunların hepsinin bedeli, erkekliğin aslında hiçbirinin ulaşamayacağı bir mertebe haline gelmesi. Kimse o kadar güçlü olamaz, olmamalı. Tuhaf bir şey daha söyleyeyim. Görüştüğüm erkeklerin çoğuna acıdım. Bu kadar cahil kaldıkları, kendi hayatlarının bile kıymetini bilmedikleri, aslında boşu boşuna hayatlarını mahvettikleri ve bunun farkında bile olmadıkları için. Vicdan muhasebesi yaptığı anda dayanamayacak. Gurur duyamayacak. Hayatta yaptıkları en önemli iş, bu. “Namus”una o kadar düşkün ki, bunun için ceza yemeyi göze alıyor. Hepsinin ortak yalanı bu. Okumuşu da, cahili de, güçlüsü de, güçsüzü de içten içe kadının ve erkeğin görevlerini kafasında iyice tespit etmiş. Sadece erkekler değil pek çok kadın da böyle. Cinayetle sonlanan yolun taşları böyle döşeniyor. Zarar gelmez sandığımız şakalarla, kulağımıza yer etmiş atasözleriyle, ille de kendimizi topluma kabul ettirebilmek hevesiyle özgürlüğümüzden vazgeçiyoruz. - Konuştuğunuz katillerden biri Veysel "Lisede TCK'yi ders diye koysalar ya. Bu kadar ceza alacağımı bilsem vurur muydum" diyor. Cezalarda indirim yapılmasa caydırıcı olacak gibi. Kesinlikle. Bir başka katile “en çok ne zaman korktun” diye sordum. Üç kadını-karısını, baldızını ve kayınvalidesini- kurşuna dizmişti. Biri ölmüş, diğerleri sakat kalmıştı. “Gazeteler 84 yıl ceza diye yazdığında” dedi. Bu bile yeterli cezaların artmasının önemini anlamaya. 84 yıl 14'e düşmüş, Hamit’in de korkusu dinmişti. Birkaç yıla çıkar. Namustu, tahrikti, erkekliğime hakaret etti dedikçe cezaları azalmamalı. Kadın cinayetleri, nefret cinayetidir. Cins kırımdır. İş cinayete varmadan, tehdit aşamasında ciddi cezalar verilmeli. Artık dayaktan, şiddetten konuşmuyoruz farkındaysanız. Küçük suç oldu onlar... Kadın, tehdit edildiğinde, şiddete uğradığında kime gideceğini, ne yapacağını bilmeli. Bilmekten öte, sonuç alacağına inanmalı. Hikâyesini ablasından dinlediğim Gönül, kendisini sürekli tehdit eden, nihayetinde de öldüren imam nikahlı kocasından kurtulmak için adamla tekrar aynı eve giriyor. O kadar çaresiz ki, beni eninde sonunda öldürecek bari elinin altında olayım, ne isterse yapayım da canımı kurtarırım belki diye düşünüyor. Kurtaramıyor. Karakol ve savcılık tecrübeleri yüzünden güvensizler ve nereye sığınacaklarını Türkiye gerçekten de bir "Ölü Kadınlar Memleketi". Bunun acısını yakından gözlemlemiş bir kadın olarak, siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz bu memlekette?Ortada önemli bir sorun var ve bunu dile getirdiğinizde çok marjinal bir mevzudan bahsediyormuşsunuz gibi bakıyorlar yüzünüze. Bu sadece kadınların değil bütün memleketin sorunu. Dur demezsek hepimiz zehirleneceğiz gibi geliyor bana. KADIN ÇARESİZLİKTEN ÖLDÜRÜYOR- Kitapta eşini öldüren kadınlarla da konuşmuşsunuz. Kadın ve erkek katiller arasında ne gibi fark var?Kadın kocasından dayak yiyor, işkence görüyor, kimi zaman satılıyor. Ayrılmayı deniyor ancak ya parası yetmiyor, ya gücü. Kocasını terk etmeyi başarsa, yaftalanıyor ya da en yakınları tarafından bile namussuzlukla suçlanıyor. Nihayet eve geri dönmeye mecbur kalıyor. Bu aşamaların hemen hepsi pek çok kadın tarafından yaşanıyor. İşkenceye, satılmaya, dayağa dayanamadıkları noktada ve kaçışları olmadığını anlayınca, en çok da çocukları tehlikeye girince bir cezaevinden diğerine geçmekte beis görmüyorlar. Nigar, yıllarca kocasının tecavüzüne katlanıyor. Bir kere evi terk ediyor, iş buluyor tam kendini kurtaracakken annesi, babası, kocasının akrabaları ahlaksızlıkla suçluyor. Dönmek zorunda kalıyor. Kuzenini azmettirip kocasının cinsel organını kestiriyor. Boğuşurlarken adam ölüyor. “Adamı yaralayıp, kaçabileceğini mi sanmıştın?” dedim. “Ben onun şeyinden’ çok çektim. O da cezasını bulsun istedim” diye cevapladı. İşin nereye varacağını bile kestiremiyorlar. Suna’ya “cezaevinde kendini nasıl hissediyorsun” dedim. “Özgür ve emniyette” dedi. Ya ölecek ya öldürecek. Kadına başka seçenek vermiyoruz. En Çok Okunan Haberler Bir süredir bir kızla buluşuyorsunuz ama kızla ne olduğundan emin değilsiniz. Bu durumda olan erkeklerin %90’ı aslında Bir Getirisi Olmayan Arkadaşlar Friends Without Benefits ya da Friendzone ama azınlık gruba dahil yani kızla ara sıra yatıyor da olabilirsiniz. Ama eğer şunları duyuyorsanız, çok büyük ihtimalle kız sizinle ilişki istemiyor. İlişki istemiyor ama yatıyorsa ne güzel ama ikisi de yoksa, sizin o döndüğünüz yörüngeden çıkıp gitmeniz en iyisi. Sizin hayatınızda daha fazla yer işgal etmeye niyeti yoksa. Sizinle ilişki isteyen bir kadın otomatik olarak sizinle beraber bir gelecek düşünmeye başlar. Bu başlangıçta beraberce yapacağınız küçük şeylerin planlarıdır ya da sizden beraber bir şeyler yapmak için plan yapmanızı ister. İlişkiye evrilen süreç ilerledikçe kadın sizin daha fazla zamanınızı ve ilginizi işgal etmeye çalışır. Size daha fazla mesaj gönderir, gününüz hakkında sorular sorar, ne yaptığınızı ve tabii ki kiminle yaptığınızı öğrenmeye çalışır. Bunların olması, “biz neyiz” sorusunun ufukta olduğunu gösterir. Eğer bu davranışları görmüyorsanız, kız ya o noktada değildir ya da o noktada olmaya niyeti yoktur. Sadece sizin onun için neler yaptığınızla ilgileniyorsa. Sizinle ilişki düşünen bir kız ile sizin ilginiz hariç bir şey istemeyen bir kız arasındaki en önemli farklardan biri, konu siz olduğunuzda nelere odaklandığıdır. Sizin hayatınızın nasıl gittiği ile gerçekten ilgileniyor mu yoksa arada nezaketen mi soruyor? Sizin hayatınızda olan biteni merak edip bunların içinde olmak istiyor mu, yoksa konu büyük oranda onun hayatı ve problemleri mi? Size arzusu olmayan ama sizi yine de çevresinde tutmak isteyen kadın genellikle ben merkezci davranır. Bu kadın sizi ilginiz, desteğiniz ve potansiyel olarak Plan B değeriniz için çevresinde tutar ama size bir arzusu ve sizin için bir şey yapma isteği yoktur. Bu, kendini kandıran erkeğe genellikle, kızın çok zahmet olmayan bazı şeyleri yapmaması ile görünür olur. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, “ben senin için şunu şunu yaptım sen benim için bunu yapmıyorsun” diye zırlamayın. Kızı orada bırakın gidin ve bir daha da sizin için masaya bir şey koymayan insana kendinizi bedava peşkeş çekmeyin. Başka erkeklerden bahsediyorsa. Eğer konuşma esnasında başka adamlardan “lafın gelişi” bahsediyorsa, bunun nedeni a sizi erkek olarak değil “kız” kanki olarak görüyor olması ya da b sizi kıskandırarak test ediyor olmasıdır. Ama bir kadın spor salonunda kendisinden numara isteyen yakışıklıdan, sevgililerinden ya da kaçamaklarından bahsediyorsa, kızın erkek arkadaşı değil kız arkadaşı olma yolunda ilerlediğinizi düşünebilirsiniz. Bir kadın eğer sizinle ilişki istiyor olsa, sizinle ilişki ihtimalini azaltacak şeyler yapmaz. Durumu daha karışık hale getirmekten korkar. Bir kadın size diğer erkeklerle olan ilişki sorularını anlatıyorsa, arkanızı dönüp gidin. Bir daha da o kadının çevresinde uydu olarak dönmeyin. “Kendine odaklanmak” istiyorsa Bir kadın size “kendime, hayatıma odaklanmak istiyorum” diyorsa, bu sizi direkt sizi reddetmeden reddetmek için söylediği bir şeydir. Kadın dilinde “kendine / işine / sınavlarına / hayatına odaklanmak”, ilişkiye açık olmadığı anlamına gelir … Spesifik olarak sizinle ilişkiye. O nedenle sonra onu başka biriyle görürseniz şaşırmayın. Zira bu tür kadın reddedişleri ne kadar genel söylenirse söylensin, spesifik olarak sizinle ilgilidir. “Şu an ilişki istemiyorum” demek, hemen her zaman “seninle ilişki istemiyorum” demektir. Bu, bir süredir görüştüğünüz ama size karşı bir şey hissetmeyen ya da ilişki içinde olduğunuz ama ilişkiyi bitirmek isteyen kadınınların çok kullanacağı bir bahanedir. “Şu an ilişki istemiyorum” diye sizden ayrılan kadınların önemli bir kısmının atlayacağı diğer erkek aslında çoktan hazırdır. Böyle bir şey duyduğunuzda onu ikna etmeye, onunla tartışmaya kalkışmayın. Devam etme niyetiniz varsa romantik olarak devam etmek istediğinizi ve fikri değişirse sizi aramasını söyleyin, arkanızı dönün ve gidin. Hatalarınız varsa bunlardan ders alın ama bu kadını ikna etmeye çalışmayın. Sorun sende değil bende diyorsa. Bir kadının ilişkiyi ya da sizin oldukça fazla yatırım yaptığınız yürümeyi terk ederken çok kullandığı bahanelerden biri de budur. Bunun asıl anlamı şudur “sorun sende”. Fakat kadınlar tartışmadan ve sizi direkt reddetmekten kaçındıkları için böyle söylerler. Bu lafı genellikle fazla efendi, itaatkar, sıkıcı ve uysal davrandığınız için duyarsınız. Sizin “efendi” özellikleriniz nedeniyle sizde sorun yoktur ! ama bunlar yüzünden cinsel olarak itici olduğunuzdan sizi bırakmak ister ve bu da bir miktar suçluluk duygusu getirir. Böyle bir şey duyduğunuzda onu ikna etmeye, onunla tartışmaya kalkışmayın. Devam etme niyetiniz varsa romantik olarak devam etmek istediğinizi ve fikri değişirse sizi aramasını söyleyin, arkanızı dönün ve gidin. Hatalarınız varsa bunlardan ders alın ama bu kadını ikna etmeye çalışmayın. Sizin gibi birini bulabilmeyi çok istediğini söylüyorsa. Bunu duyduğunuz anda, sizin için oyunun bittiğini anlayabilirsiniz. Game over. Arkanızı dönün ve gidin, bir daha kızı arayıp sormayın. Bir kız bunu size cinsel / duygusal hiçbir çekim duymadığı ama sizin ona verdiğiniz şeyleri takdir ettiği zaman söyler. Siz onun için hemen ulaşılabilecke noktaya gelmişsiniz ama o sizinle bir şeyler istemiyor. Bu lafı da genellikle fazla efendi, itaatkar, sıkıcı ve uysal davrandığınız için duyarsınız. Ama daha önemlisi, kızın sizin ilginizi kazanmak için hemen hiçbir şey yapmadığı, ilginizi bedavadan peşkeş çektiğiniz durumlarda duyarsınız. Arkanızı dönün, gidin ve bir dahaki sefere bu kadar bedava olmayın. Her zaman meşgul ya da sizi ekiyorsa Sizinle birlikte olmak isteyen bir kadın siz ne zaman buluşalım deseniz “meşgulüm” demez. Bir kadın tabii ki meşgul olabilir ve her buluşma teklifinizi kabul etmeyebilir ama bir kadın sizin için zaman ayırmaktan çok başka şeylerle meşgul ise, sizi pek istemediğini anlayabilirsiniz. Sizinle telefonda iletişimden memnun olan ama buluşmaları çeşitli bahanelerle reddeden kadın, siz bedava ilginizden memnun olabilir ama sizinle işleri ilerletmek istemez. Mesela bir kadın mesajlaşmalarda istekli olabilir ama buluşmaya gelince “bakarız”, “himmm bilmem ki”, “bu aralat yoğunum”, vs. ile sizi reddediyorsa sizinle işleri ilerletmek istemiyordur. Hatta sizinle buluşmayı istemeyen bir kadın, sıklıkla başka biri ile buluşmaya zaman ayırabiliyordur. Bir kadın özellikle de alternatif bir zaman önermiyorsa, sosyal medyada oldukça istekli olsa bile vaktinizi boşa harcıyor olma ihtimaliniz çok yüksek. Sizin ve zamanınızın değerini bilmeyen bir kıza zaman harcayarak, kendinize ve zamanınıza değersizmişsiniz gibi davranmayın. Bir sıcak bir soğuksa. Sizinle ilişki için ilgilenmeyen ama sizin ilginizi isteyen bir kadının çok sık yapacağı şeylerden biri de, sizi bir iki adım uzakta tutacak şekilde davranmasıdır. Bu özellikle birçok tecrübesiz erkeğin takılıp kaldığı bir nokta. Zira kız ilgiden olmamak için sizi iki üç adım yakınına çekecek kadar sıcak davranırken, fazla yaklaştınız mı sizi iki üç adım uzakta tutacak kadar soğuk davranır. Birçok tecrübesiz erkek ise bu dinamiği tamamen yanlış anlayarak, daha fazla çabalayarak o üç adımlık mesafeyi kapatabileceğini sanar. Bir kadın birgün “seni özledim” diyecek kadar sıcak, başka gün mesajlarınıza cevap vermeyecek kadar soğuk olabilir. Böyle bir durumda olan tecrübesiz bir erkeğin kafası tamamen karışır. Tipik bir iyi çocuk, bardağın sadece dolu tarafına bakar ve soğuk günleri, sıcak günlerin hatırına tolere eder. İyi çocuk tam bir zihin jimnastiği kabiliyeti ile, kafasında prensese çevirdiği kadınla bir sonraki sıcak gün için sabırla bekler. Birgün umutla beklediği öpücüğü alabileceği umuduyla, kadının onayının peşinde koşarken, kendi özsaygısını çöpe atar. Bir kadın bu davranışları sergileyen bir erkekten anladığı, kendisinin çok değerli biriyken erkeğin ondan daha değersiz olduğudur. Kadının böyle bir erkekle birliktelik istemesinin zor olduğunu söylememize gerek yok sanırım. Kendinizi bu duruma sokmayın. Yakına kadar çekim sıcak, aman çok yaklaşmasın diye itki soğuk, bir erkeği yörüngede uydu yapar. Şu an bir ilişki istemiyorsa On milyonlarca erkeğin zamanını boşa harcamasına neden olan şeylerden biri de bu absürt bahane. Tecrübesiz birçok erkek bu bahaneye kelimesi kelimesine inanarak, “şu an ilişkiye hazır değilse hazır olmasını beklerim hatta onu ısıtmak için çaba da harcarım” diye yörüngede döner durur. Kadıncada “şu an ilişki istemiyorum” demek, “seninle ilişki istemiyorum” demektir. Kadınlar bunu genellikle size gerçeği direkt söyleyip sizi üzmemek için yaparlar. Ama bunu için için erkeği yörüngede tutmak için söyleyenleri de vardır. Bu bahaneye inanarak umutla bekleyen birçok erkek-sat uydusunun sonunda şahit olduğu şey, kadının başka biriyle hemen ilişkiye hazır olmasıdır. Ama on milyonlarca AFC, birinin kendisini seçmesi için onun yanında onun için bir şeyler yapması gerektiğini düşünür ve bu bahaneyi olduğu şey gibi almanın daha mantıklı olduğunu anlamak istemez. Bu bahane bir reddediştir. Bir kişinin sizi seçmesi ve sizin için hazır olması için onun yörüngesinde asla beklemeyin. Sürekli olarak onun çerçevesindeyseniz Bir kadının her dediği ile aynı fikirdeyseniz, aktiviteleri sürekli olarak onun müsait olmasına göre ayarlıyorsanız, kararları o alıyorsa, aranızdaki dinamiğin kontrolü onun duygularının, ruh halinin ve fikirlerinin elindeyse, onun çerçevesindesiniz. Eğer kendi isteklerinin peşinde koşan, planlarını kendine uyan şekilde yapan, kendi gerçekliğini yaratıp şekillendiren, zamanını boşa harcayan veya saygısız kadınları hayatından çıkarmakta problemi olmayan bir insansanız, kendi çerçevenizdesiniz. Bir kadın ile ilişkinizin ilişki olabilmesi için, rahatlayıp kontrolü size bırakarak feminen davranmasını sağlayacak şekilde, sizin çerçevenizde olması lazımdır. Eğer sürekli olarak onun isteklerine göre hareket ediyorsanız ve onun liderliğini takip ediyorsanız, kadını maskülen olmaya itiyorsunuz. Bu, kadının sizden soğumasına neden olur. Bu tabii ilişkiyi zorbalıkla yönetmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Bu konuda zorlamadan, ufak ayarlarla ve sosyal zeka ile davranmanız gerekiyor. İletişimi veya cinselliği başlatmıyorsa Ham arzu, bir kadınla ilişkinizde nerede olduğunuzun en iyi göstergesidir. İletişimi ve seksi sıklıkla kadının başlatması da ham arzunun en iyi göstergelerinden biridir. Elleri sürekli üzerinizde olan ve sizinle konuşmak için bahaneler yaratan kadın sizi fiziksel ve ruhsal olarak istiyordur. Böyle bir kızın “biz neyiz?” diyerek ilişki başlatmaya çalışması an meselesidir. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir şey var. Bir kadın doğal olarak arkadaş canlısı ve dokunmaya yatkın olabilir. Birçok kadın da uydusu olan erkeklere arkadaşça dokunabilir, koluna girebilir, omzuna başını koyabilir ve bazen elini tutabilir. Hatta bazı kadınlar sizi sizden istediğini alacak kadar ısıtmak için size dokunarak sizi manipüle edebilirler. Burada ölçüt, yoğunluk ve tutarlılıktır. Eğer bir ilişki istiyorsanız ve bu ilişkinin sağlıklı olmasını istiyorsanız, kadının sizi sizin onu aradığınızdan bir tık daha fazla aradığı noktaya gelecek kadar yatırım yapmasını beklemelisiniz. İletişimi sizin daha fazla başlatmanız ise sizin muhtaç ve itici olmanıza neden olabilir. Aslına bakarsanız bir kadını itmek için en etkili yöntemlerden birisi, iletişimi sürekli olarak sizin başlatmanızdır. Kadına sizi özlemesi, sizi düşünmesi ve size ulaşması için zaman ve fırsat vermelisiniz. Gerilimden çok rahatlık varsa Bir kızın sizinle aşırı rahat olması, onun sizinle ilişki istemediğine dair güçlü bir işaret olabilir. Sürekli ulaşılabilir, itaatkar ve tahmin edilebilir olmanız, çekici değil iticidir. Fakat burada denge önemlidir zira aşırı gerilim ve özellikle de bu gerilim negatif ise, drama, dengesizlik ve ayrılık getirir. Kötü çocukların sarhoş edici derecede çekici iken ilişkilerinin genelde dengesiz ve kısa ömürlü olmasının nedeni, bu dengesizliktir. Bir kadının kalıp ilişki geliştirebileceği kadar rahat olması, ama sizi tam olarak çözememiş olması en iyi karışımdır. Aranızdaki şey tamamen fiziksel ise. Biriyle beraber olamayan erkeklerin en çok içinde bulundukları durum friendzone olabilir ama tek durum bu değildir. Bazen cinsellik de işin içindedir ama ilişki olmaz. Niyetiniz buysa, eğer duygusal ihtiyaçlarınızı cinsel ihtiyaçlarınızdan ayırabiliyorsanız sorun değil ama bu tür ilişkiler sıklıkla bir tarafın duygusal olarak daha fazla yatırım yapması ve diğerini daha fazla istemesi ile sonuçlanır. Özellikle de erkek tecrübesiz ise, bir süre sonra kadının içine düşer ve olayı ilişkiye çevirmeye çalışır. Genel kural şudur erkek cinselliği, kadın ilişkiyi daha fazla ister. Eğer roller değişirse, erkeğin hüsrana uğraması büyük olasılıktır. Bu nedenle aranızdaki şeyi tek eşli ilişkiye çevirmeye çalışan siz olmayın. Eski sevgilisini unutamamış ise. Bir kadın başka bir erkeğe yatırım yapmış halde ise, size yatırım yapamaz. Özellikle de yeni ayrılmış bir kız, eski sevgilisini hala tam unutmamış ise, sizinle ilişkiye ya açık olmayacaktır ya da rebound ilişkiye girecektir. Eğer eğlencenize bakıyorsanız, rebound ilişki büyük sorun değil ama kadına gerçekten bağlandıysanız çok can sıkıcı bir durum. Kural olarak eğer ilişki istiyorsanız, eski sevgilisini unutamamış kızı anlayabilmeyi ve ona duygusal yatırım yapmamayı öğrenmeniz gereklidir. Gerekli Zihin Değişikliği Yukarıda bahsettiğimiz durumlarda çakılı kalmış erkeklerin ortak noktası, kendilerini zihin merkezlerine koymamalarıdır. Bu erkekler, kendilerini de ödül olarak görmezler. Birçok erkek böyle bir durumda kendine ve bize şöyle soruyor “Neden benimle ilişki istemiyor? Benimle ilişki istemesi için ne yapmalıyım?” Oysa şu soruyu soracak şekilde zihinsel değişim geçirmelisiniz “Neden bu kızla ilişki isteyeyim? Benimle ilişki için bir şeyler yapıyor mu?” Kendini ödül olarak görmeyen bir insan maalesef kendisini ödül olarak görmeyenlerin peşinde koşup, kendisini ödül olarak görenleri hor görmeye yani ben ödül değilim zihin yapısını doğrulamaya meyillidir. Kendinizi ödül olarak görürseniz, sizi ödül olarak görmeyenlere şans vermemeye, sizi ödül olarak görenlere emeklerinin karşılığını vermeye meyilli olursunuz. İlişkilerde başarı daha çok sizin doğru zihin yapısında olmanıza bağlıdır, ne kadar çaba harcayıp peşinde koştuğunuza değil. Siz erkek olarak önce başarı ve değer peşinde koşmalısınız, kadın peşinde değil. Eğer bu duruma sık düşen bir erkekseniz, siteyi baştan bir okumanızı ve Pook’un Kitabına göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim. çok basit sadece gözlerine bakmak yeter .asıl konu erkeğin gerçekten sevdiğini nasıl anlarsın? siz hastalıktan kırılırken gelip size bakıyor ve hasta olacağını bile bile o halde sizi öpüp yanınızdan hiç ayrılmıyorsa gerçekten seviyordur ama bu sizi hiç terketmiycegi anlamına gelmez. bir kadın kendisini en son ne zaman düşündüğü anı hatırlayamıyorsa gerçekten seviyordur. i̇çi yana yana erkeği affetmesi. kendini aptal gibi hissetse bile. her kahrına katlanıp seni mtlu etmek için didiniyorsa seviyordur. bkz kurban olurum gözlerden anlaşılır. gözlerine baktığında anlayamıyorsan eğer, bi git lütfen. gözler kalbin kapısıdır, orada varsan eğer söze ne hacet ? imkansızdır. imkansıza yakın. yolunu ayırıp başka birine gider ama yine de bir gözünü sende unutur. neyse felsefe yapmayacağım. sevdiceğine edilen hakaret ve aşağılamalara üzülüp ağlayabiliyorsa, senin dahi unuttuğun doğumgününü sabahı beklemeden kutlayıp bir de öpücükle cilalıyorsa, seni senden daha çok sevdiğini hissettiğinde içinde bir eziklik, bir suçluluk hissi hissediyorsan, gözlerine bakıp sana bir sanat şaheseriymişsin gibi bakıyorsa o kadının peşinden ölümüne git, bırakma... çünkü bir kadın bir kere sever ve bir erkek de sadece bir kere sevilir. ilklerin üstüne basıp geçersen iki cihanda da helak olursun... hiç bir zaman her zaman daha fazlasını bekleyeceksiniz ya da karşılaştırma yapacaksınız baskalarıyla... hiç bir zaman her zaman daha fazlasını bekleyeceksiniz ya da karşılaştırma yapacaksınız baskalarıyla... 1 size bakıp, alt dudak titreyip; -seni çok özledim diyorsa seviyordur sizi ama inanmayın! 2 size bakıp, elinizi tutup; -biliyorum, zor zamanlar geçiriyorsun, o yüzden böyle davranıyorsun diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! 3 size bakıp, gülerek; -sen teksin, inandığım tek insan sensin diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! 4 size bakıp, gülümseyerek; -yıllardır tanıdığım tek insan, şu surat yıllardır yanımda diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! bunlar çoğaltılabilir ve siz bunları duyabilirsiniz. ya tek tek ya da hepsini birden belli zamanlarda, inanmayın dedim ama siz yine inanacaksınız. inanın, inanmak iyidir her zaman fakat unutmayın ki kolay inandığınızda kolay terkedilirsiniz. bir kadının gerçekten sevdiğini anlamak değil insanoğlunun aşırı derecede nankör olduğunu anlamak olmalı asıl konu ölenin arkasından bile 3 gün ağlayanlar biz değil miyiz? neyin, kimin sevgisini anlamaya çalışıyoruz? hayatı yaşamak için bir kadının veya erkeğin sizi sevdiğini anlamaya falan çalışmayın, kendinizi sevin sadece, kendinizi sevdikçe, kendi kendinize çoğaldıkça, çoğalmış taraflarınızdan koparmaya hazır bekleyen bir çok "seni seviyorum", "sana ölüyorum" insanı zaten otomatik olarak belirecektir. ha benim derdim yaşamak değil bir an önce şiir yazmak, resim yapmak, duygusallık, diyorsanız o ayrı, gidin 1-2 kişinin peşinden sürünün o zaman. eğer karşısındaki gerçekten severse, bir kadının gerçekten sevdiğini anlayabilir. onun haricinde yok gözlerinin gülmesi, yok dikkat etmesi falan.. böyle tespitler yalan. yalandan ziyade öznel tespitler. bize daha çok nesnel tespitler lazım değil mi? Kendi tecrübelerime dayanarak bazı seyleri belirtmek istiyorum. Bir kızın "Seni seviyorum" demesi sevdiğini göstermez. Cesur olduğunu gösterir. Kızlar iki sekilde seni seviyorum derler. 1- Refleks olarak. Maddi veya manevi istediği hediyeyi aldığınız zaman "seni seviyorum" diyerek boynunuza atlamalari tamamen reflekstir. Mahallenizdeki Haydar abiniz size İphone 4S alsa siz de "Seni seviyorum haydar abi" diyerek boynuna atlarsiniz. 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. Peki bir kizin sevdigini anlamanin yolu yok mu ? Var tabii. Fedakarlik. Sizin icin yaptigi fedakarliklar sevgisinin bir ölcütüdür. "Ayrilik" kelimesini kullanmaz seven bir kiz. O kelimeyi unutur sizi sevdigi anda. Hayallerine seni de katar. Senden ayri bir yol cizmez kendine. Bu ve bunun gibi seylere önem verin dostlar. Asla kelime oyunlarina gelmeyin. Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. Bu tespit çok doğru. Bir de şey var benim tespit ettiğim, sevmeyen kız genelde bir sürü bahane üretir, bir kız arkadaşlarını sizin için ekiyorsa o da sizi seviyordur, yani ben genelde böyle görüyorum çevremden ki benim açımdan da böyle, sevmediğim ve eğlenmek için takıldığım birisi için asla kahvedeki batak masamdan kalkmam yani quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. YA AİLESİNDEN NEFRET EDİYOR İSE? SENİ ONLARDAN KAÇIŞ OLARAK GÖRÜYOR İSE? quoteOrijinalden alıntı berny49 quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. YA AİLESİNDEN NEFRET EDİYOR İSE? SENİ ONLARDAN KAÇIŞ OLARAK GÖRÜYOR İSE? Olabilir. Bu arada sevip sevmediğini anlayabileceğim bir kız arkadaşım yok. Sevdiği kişi için ailesine rest çekiyorsa, o kişidn bir cacık olmaz. Birde bunu bir erkek yapıyorsa onada erkek demem ben. Ailesini saydıracak, sevdirecek, onun ailesinide sayacak sevecek yoksa olmaz. sevgi kelimesi o kadar basitleştiki kimin kimi sevdiği artık belli değil. gözler kalbin aynasıdır demiş emel sayın.. birisinin seni sevip sevmediği bakışlarından ve utangaç tavırlarından çok rahat anlayabilirsin. quoteOrijinalden alıntı 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. sevgiye ihtiyaç duyduğu için sizinle konuştuğunu anlarsanız yol verin benden tavsiye quoteOrijinalden alıntı 1- Refleks olarak. Maddi veya manevi istediği hediyeyi aldığınız zaman "seni seviyorum" diyerek boynunuza atlamalari tamamen reflekstir. Mahallenizdeki Haydar abiniz size İphone 4S alsa siz de "Seni seviyorum haydar abi" diyerek boynuna atlarsiniz. 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. Merhaba dostum, benzer bir konuda yeniden karşılaştık İlk 2 maddenin altına doğrudan imzamı atıp bir kaç ekleme yapmak istiyorum; Fedakarlığı sevginin emaresi olarak betimlemişsin fakat bazen kadınlar/kızlar kazanmak için ciddi fedakarlıklar yapabilirler, peki neyi, kazanmak için..? Tabii ki karşı tarafın güvenini... Bu yüzden bana göre basit fedakarlıklar ile sevginin sağlaması yapılmaz. Bence sevgi çok büyük zorluklarla yüzleştiğinizde ayakta kalabiliyorsa gerçektir. Allah kimseyi çok büyük sınavlara tabii tutmasın. Fakat unutmayalım ki her şey insanlar içindir; hastalık, parasızlık, işsizlik, başının derde girmesi, bir yakını kaybetmek, bunalımda olmak vs... Bu durumlardan biri ya da bir kaçı ile karşı karşıya kaldığında sevdiğin yanındaysa, sevgisinden şüpe etme... quoteOrijinalden alıntı tahrikk Anlayamazsın. malesef doğru Anlarsın. Laf olsun diye söylemiyorum. Beden dilini öğrenmek ve insan psikolojisini bilmek gerekir. "İŞİNİN USTASI KADINLAR Kadınlar ise flört sırasında beden dilini kullanmakta çok daha usta. İzgören'e göre, erkeğin ilgisini çekmek isteyen kadın, bir dizi harekete başvurabiliyor. Örneğin, başını hafifçe savurarak, saçlarını omuzlarından geriye atıyor ya da erkeğe bileklerinin içyüzeyindeki düzgün yumuşak teni ve avuçlarını gösteriyor. Erkeğe uzun uzun bakmaktan çekinmeyen kadın, karşı tarafa bilinçli olarak yakalandığı anda gözlerini hemen başka bir yöne kaydırıyor. Sözel iletişim başladığında ise, kadınlar, omuzlarını hafifçe yukarı kaldırarak konuşmayı tercih ediyor ve cinsel arzularını anlatıyorlar. Kadınların flört ettiklerini anlatan temel üç pozisyonsa, tek bacağını altına almak, ayakkabıyla oynamak ya da ayağı ayakkabına sokup çıkarmak ve bacaklarını dolayarak oturmak, ki bu pozisyon birçok erkek tarafından son derece etkileyici bulunuyor. Tabii, bütün bu hareketler, kırmızı bir ruj ve Marliyn Monroe'nun ünlü bed room voice’’ yani yatak odası sesini’’ kullanılması ile ciddi şekilde öldürücü’ olabiliyor. Karşınızdakini tanıyın İnsanlar son derece profesyonel yalanlar söyleyebilirler. Ancak bedenleri üzerinde tam hakimiyet kuramayanlar, -ki bu büyük bir çoğunluk için geçerlidir- gerçeği maskeleyemezler. İşte gerçek duyguların bedendeki yansımalarına birkaç örnek İLGİLİ Sandalyenin ucuna oturan, vücudu öne eğik, başı yan tarafa kaykılmış olan, eliyle başını ya da çenesini destekleyen. HAZIRLIKLI Ellerini kalçasında tutan, kontrat imzalamaya hazırmış gibi sandalyenin ucunda oturan. SALDIRGAN Ellerini kalçalarının üstüne koyan, duvara eliyle yaslanan, karşısındaki kişiye çok yaklaşan, işaret parmağını sallayan, gözlüklerinin üzerinden bakarak konuşan. GÜVEN ARAYAN Elleri kavuşmuş, başparmaklarını sürten, kalem çiğneyen, tırnaklarını yiyen, başparmaklarını emen. HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAYAN Yeri ayağı ile döven, kafasına hafifçe vuran, kısa nefesler alıp veren, bir yere vurarak elleriyle ritm tutan. GÜVENLİ Uzun süreli göz temaslarında bulunan, ellerini arkasında birleştirilmiş, çenesini önde tutan, sigarasını havaya doğru üfleyen. HAK İDDİA EDEN Ayaklarını masanın üstüne koyan, kişisel eşyalarını koltuklara yayan, ellerini başının arkasında birleştirerek koltuğa oturan. SİNİRLİ Boğazını temizleyen, ıslık çalan, sigarayı kültablasında yanık unutan, ellerini ağzının hizasında tutarak konuşan, sandalyesinde devamlı kıpırdanan, cebindeki bozukluları karıştırıp onlarla ses çıkaran, avuç içlerini kıyafetlerine sürten. " kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum hiçbir şekilde anlayamazsınız. artık arkadaş olarak devam edemeyeceğimizi hissettirdiğim,tamamen görüşmeyi kestiğim,bunun sonucunda 1 hafta boyunca arayan,seni çok özledim yarın buluşalım ,hafta sonu birlikte bişeyler yapalım, diyen 4 yıldır peşinde koştuğum, sonunda çıkmaya başladığım, çıkmaya başladıktan 5 gün sonra "çok özür dilerim ama başka biri var" diye özel mesaj atan bir kız arkadaşım oldu. daha ne olsun. quoteOrijinalden alıntı Diamantes Sevdiği kişi için ailesine rest çekiyorsa, o kişidn bir cacık olmaz. Birde bunu bir erkek yapıyorsa onada erkek demem ben. Ailesini saydıracak, sevdirecek, onun ailesinide sayacak sevecek yoksa olmaz. Kızın ailesi seni istemiyorsa kızını varlıklı zengın bırıne vermek ıstıyorsa ve kız buna sessiz kalıyorsa !!! direk anlarsın. kız sürekli sna bakıyosa D bi tane tip vardı okulda bizim diğer kızlar saymış tüm ders boyunca 74 defa bakmış bana D quoteOrijinalden alıntı carteleren direk anlarsın. kız sürekli sna bakıyosa D bi tane tip vardı okulda bizim diğer kızlar saymış tüm ders boyunca 74 defa bakmış bana D Burada bahsedilen kiz, arkadas degil sevgili de olabilir. bugüne kadar ki izlenimlerim sevdiği kişinin yanında çocuksu hareketler yapmaları Öncelikle arkadaş ile sevgiliyi ayırmak gerekli sanırım Seni gerçekten seven yeri gelir senin suratına bakmaz ama arkandan hep seni arar Aşk bir hayat biçimidir Burada yorum yapılacak kadar kolay değil Sevmenin insana verdiği reaksiyon farklı olabiliyor Ama en önemlisi gözlerdir Sevebilen anlar sevemeyen bön bön bakar Sayfaya Git Sayfa

bir erkek seni özledim diyorsa